Yüksek çözünürlüklü yayınlar kapıda. Bu yeni görüntü teknolojisini destekleyen cihazlarsa çoktan dört bir tarafımızı kuşatmış durumda. Evde geçirdiğimiz vaktimizin çoğunu başından ayrılmadan harcadığımız televizyonlarımızdaki bir sonraki devrimi daha yakından incelemeniz için en gerekli bilgileri bulabileceğiniz bu yazımızda High Definition teknolojisi hakkında aklınıza gelebilecek her türlü soruyu yanıtlıyoruz.
DAHA ÖNCEKİ sayılarımızda “LCD mi, Plazma TV mi?” sorusuna örnek ve önerilerle yanıtlar aramıştık. Bu televizyonlarda neye dikkat etmek gerektiğini, HD (High Definiton – Yüksek çözünürlüklü) yayınlarla uyumluluğun ne demek olduğunu, görüntü kalitesi ve boyut ikilisinin hangi teknolojide nasıl bir sonuç verme eğiliminde olduğunu enine boyuna masaya yatı rmıştık.
Şimdi sıra Blue Ray ve HD DVD teknolojileriyle paralel olarak daha fazla sayı da seçeneğin devreye girmesiyle HD yayı nların kendisine, daha da önemlisi bu yayı nları layıkıyla izlemek için adım atmamız gereken adımları belirlemeye geldi. HD konusunda ülkemizin tam bir televizyon cennetine döndüğünü sanırız bulunduğ unuz ilde çarşıya pazara indiğinizde görüyorsunuz.
Her yerde boy boy LCD ve plazma TV’lerin cirit attığı bir pazarda, klasik TV’lerimize oranla dudak uçuklatan fiyatlarla satılan rengarenk ürünler mutlaka ileriye dönük satın alma planlarınızda vardı r. 16:9 formatlı, film izlemek için klasik TV’lerimize göre daha cazip görünen, üstelik çok daha az yer kaplayan bu televizyonları n en çok dikkat edilmesi gereken yanı HD uyumluluğu. Gerçi pek çoğunda HD logosunu farklı şekillerde öyle veya böyle görüyoruz ama her HD logosunun aynı anlama gelmediğini de belirtmeden geçmememiz gerekiyor.
Bu logonun o televizyonları n yüksek çözünürlüklü yayınları gösterebildiği anlamına geldiğini mutlaka biliyorsunuzdur. Peki o yayınlara nasıl ulaşabileceğ inizi, hatta önünüzdeki tek seçeneğin bu LCD/Plazma TV cennetinin olmadığını biliyor musunuz? Eğer teknolojiyle iç içe yaşayan şanslı azınlıktan değilseniz, bu yazımızda altını çizdiğimiz HD yayınlara ulaşma, izleme ve aktarma seçenekleri için neler yapmanız gerektiğ i bilgileri tam aradığınız kaynak olacak nitelikte.
HD yayın ne demek?
Türkçemize “Yüksek çözünürlüklü” olarak tercüme ettiğimiz HD kelimesi teorik olarak yüksek kaliteli görüntü akışı demek. Yani şu anda evimizde, çatımızdaki anten ya da kablo TV’miz yoluyla seyrettiğimiz TV’leri ele alalım. Burada izlediğimiz görüntüler şu an için VCD kalitesinde şeklinde bir yakıştırma yapabiliriz. Oysa HD formatları nda yayınlanan yayınlar ise bu örneğe paralel olarak DVD kalitesini yakalar. Günümüzde iki farklı HD yayın formatı vardır. Bu formatlardan ilki 1280x720 pikseldedir ve 720p olarak da bilinir.
Teorik olarak 1280 adet dikey çizgiye karşılık 720 yatay satırı temsil eder. Toplam çözünürlük ise 1 megapiksel’in biraz altındadır. Diğer görüntü formatı ise 1920x1080 boyutundadı r ve yaklaşık 2 megapiksel’dir. Bu format içinse 1080i tanımı yapılır. Son dönemde görmeye başladığımız 1080p olarak tanımlanan yayın formatı Bu iki yayın formatı arasında görüntü kalitesi açısından belirgin bir fark vardır. Bu konunun detaylarına yazı mızın içinde ayrıca değineceğiz. HD formatında tıpkı DVD videolarda olduğu gibi saniyede 24/30 ya da 60 karelik görüntü akışı hızı söz konusu olduğu için yüksek bant genişliği gereklidir.
Bu da ancak uygun kanallardan veri akışıyla HD yayı nların seyredilebilmesini mümkün kılar. Örneğin emektar çatı antenlerimiz HD yayı nlar için uygun değildir. Diğer taraftan kablo TV alt yapımız, dijital uydu antenleri ve yakında yaygınlaşacak olan karasal dijital yayınlar yüksek çözünürlüklü verilerin transferi için gerekli bant genişliğini rahatlı kla karşılayabilecek kapasitedeler.
Hangi tür yayınlar var?
Amerika, Avrupa ve Japonya’da yaygın olarak bulunan HD yayınlar, daha canlı, net ve kaliteli görüntünün televizyonlardan izlenebilmesini sağlıyor. Zaten dikkat ederseniz, HD yayın teknolojilerinin gelişmesi ile HD uyumlu görüntüleme cihazlarının pazara girişi birbirine paralel olarak ilerliyor. Ama ülkemiz için ufak bir istisna söz konusu. HD yayınlar tüm dünyada büyük bir popülerlikle yaygınlaşırken, biz bu trenin sadece cihaz kısmını yakalamış görünüyoruz.
Zira Türkçe içerikli, bize özel bir HD yayı- nı izlemek için şu an için sadece tek bir şansı mız var, o da Kanal D’nin HD formatında Turksat 1C uydusu üzerinden yaptığı deneme yayını. Bu yayını alabilmek için uydu anteni ve uydu alıcısı sahibi olmak ayrıcalı- ğına sahip olmanız gerektiğini de unutmayı n. Tabii ki iş o yayını almakla yetmiyor. Nasıl alındığı de aldıktan sonra görüntü kaybı olmadan hangi kaynağa nasıl aktaracağı nız da önemli bir süreç.
HD yayınlarında üç ana fomat hakim demiştik. 720p, 1080i ve 1080p olarak isimlendirilen bu formatlar arasında ebat ve kalite farkı açısından bir çeşitlilik söz konusu. Örneğin 1080p formatı HD yayını konusunda şu an için en kaliteli çözümü sunuyor. Diğer formatların da görüntü kalitesi aslında son derece berrak ama 1080p teknolojisi boyut ve işlemsiz görüntü aktarımı nedeniyle herhangi bir kayba uğratmadan orijinal yayını ekranınıza taşıyabiliyor.
Görüntü formatlarının ebatları
Farklı görüntü çözünürlüklerinin boyut açısından birbirlerine göre nasıl sıralandığını bu grafiğ imizden görebilirsiniz. Dikkat ederseniz HD yayınlarda yaygın olarak kullanılan iki çözünürlükten 1920x1080 ve 1280x720 piksel arasında gözle görülür bir fark var. Ancak TV’yi ortalama 3-4 metre uzaklıktan seyrettiğinizi düşünürsek kullandığınız TV’nin boyutu da örneğin 37”in altı ndaysa görüntü kalitesi açısından çıplak gözle belirgin bir fark göremeyiz.
Bu şemada önemli bir ayrıntıya daha değinmek istiyoruz. Dikkat ederseniz şemamızda bir de 720x576 pikseli temsil eden bir dikdörtgen alan var. Bu alanı Kablo TV, anten ya da uydu antenlerimizde aldığımız TV yayınlarının doğal çözünürlüğü olarak tanımlayabiliriz. Daha yüksek çözünürlüklü televizyonlarımızda bu yayınların cam gibi net görünmemelerinin tek nedeni doğal olarak orijinal çözünürlüğün, daha büyük ebata doğru dönüştürülmesinden kaynaklanmaktadır. Buraya lütfen dikkat edin. Daha yüksek ebatlı değil, daha yüksek çözünürlüklü TV’lerden bahsediyoruz.
Bu sayımızdaki ürün inceleme sayfalarımızda da göreceğiniz gibi 47”lik, yani 120 ekranlık bir ebatta ve 1920x1080 çözünürlüğü destekleyen bir LCD televizyonda en basitinden Kablo TV yayınları cam gibi seyredilmez. Çünkü az önce de belirttiğimiz gibi burada bir interpolasyon yapılır ve özgün görüntü daha da büyütülerek kalite kaybına uğrar.
i ile p arasında ne fark var?
Yayın formatlarının sonundaki i ve p harşerinin ne anlama geldiğini ve kullanacağı nız cihazlarla nasıl bir uyumluluk içinde olduklarını şu şekilde açıklayabiliriz. “i” harfi “interlaced” anlamına gelmektedir. Yani yayının TV ekranına yansıması süre- cinde görüntünün özel işlemlerle elden geçirilmesini simgeler. “p” harfi ise progressive anlamındadır ve özgün yayının olduğu gibi herhangi bir işlemden geçmeden ekrana gelmesini sağlar.
Peki bu bilgiler ışığında satın almayı düşündüğünüz LCD ya da Plazma TV’lerde neye dikkat etmeliyiz? Bu sorunun yanıtını aslında çok kısa bir şekilde verebiliriz. İmkanı nız, yani bütçeniz el veriyorsa, hiç düşünmeden 1080p destekli bir televizyon alın. Ancak paranızın boşa gitmemesi için kullanım yerini de göz önünde bulundurarak örneğin 37”ten küçük ebatlı TV’ler için 720p’li modelleri de dikkate alın deriz. Tabii bütün bu önerilerimize uyarak bir televizyon alıp, normal kanalları izlemeye kalkarsanız, 70 ekran boyutundaki emektar tüplü televizyonunuzdan daha kötü bir görüntü kalitesiyle karşılaşacağınızı da bilmenizde yarar var.
Çünkü ülkemiz henüz gerçek anlamda HD yayınlarla dolu bir ülke değil. Tıpkı 3G olmamasına rağmen bu teknolojiye sahip cep telefonlarının peynir ekmek gibi satılmasına benzer şekilde HD’li LCD ve Plazma TV’ler de çok rağbet görüyorlar ama şimdilik sadece HD yayınlar açısından kısır bir bölgede olmamızdan dolayı süs olmaktan öteye gidemiyorlar. Tabi bu hep böyle kalmayacak. Örneğin Digiturk abonelerine bu yaz yüksek çözünürlüklü yayı n servisinin başlaması bekleniyor. Benzer şekilde D-Smart’ın da bu yönde planları var. DVB-T olarak bilinen karasal dijital altyapının yaygınlaşmasıyla birlikte bu platformdan da HD yayınlar pekala alınır hale gelebilir.
HD yayın maliyeti tüketicilere yansıyacak
Yüksek çözünürlüklü yayınların en büyük kıstası yüksek bant genişliği gereksinimi. Bu nedenle yayın yolu olarak en ideal seçenek ya kablo ya da uydular. Ancak her iki platformda da yayıncılar için artan bir bant genişliği söz konusu olduğu için, yayın maliyeti haliyle belirgin bir şekilde artıyor. Bu maliyeti karşılamanın en kolay yolu tüketicilere ücretli aboneliklerle yayın sun maktan geçiyor. İşte bu nedenle uydulardan HD yayın yapan kanalların büyük bir çoğunluğu şifrelidir.
Türkiye’de HD yayınları nasıl seyredebiliriz?
Günümüzde Türkiye’de Türkçe içerikli HD yayın yapan tek kanal Kanal D. Ancak ulusal kanallarımızdan biri olan Kanal D’nin yüksek çözünürlüklü yayınları yalnızca uydudan izlenebiliyor. Onun dışında çanak anten çapı nız müsaitse dünyanın yörüngesindeki kaplama alanına girdiğimiz birkaç uydudan daha şifresiz HD yayını seyredebiliriz. Şifresiz dedik, çünkü HD yayınlarının çoğu hep özel abonelik gerektiriyor ve doğrudan abonelerine hizmet verebilmek için tıpkı Digiturk’te olduğu gibi şifreli yayın yapılıyor.
Dolayısıyla ülkemizden ancak şifresiz yayınları izleme olanağı mız var. Tabi bunun için de çanak antenlerimizi söz konusu uydulara çevirip, gerekli frekans ayarlarını yapmak şart. HD yayı n yapan uydular ve kanalların yön ve frekans bilgileri İnternet’te fazlasıyla mevcut. Hatta bizim bulabildiğimiz güncel bir listeyi de ilgili tablomuzdan takip edebilirsiniz.
HD yayınlar için dikkat etmeniz gerekenler
Evinizde yüksek çözünürlüklü yayınları seyredebilmeniz için hangi seçeneklerimiz olduğunu artık biliyoruz. Burada bir kere daha tekrar ederek kısaca alternatişerimizi görelim ve bu yayınları düzgün bir şekilde izleyebilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğ ine bakalım. Öncelikle HD yayınları alabilmek için uygun alt yapımızı şu seçeneklere göre sağlamamız gerekiyor:
1- Uydudan alınacak HD yayınlar:Bu tür yayınlar için mutlaka DVI/HDMI ya da komponent çıkışı olan uydu alıcısı kullanmak şart. Aksi taktirde yayını alırız ama ekranları mıza HD formatında yansıtamayız.
2- Kablo ya da dijital karasal yayınlarla alınacak HD yayınlar: Ne yazık ki bu konuda sadece teorik bir altyapı söz konusu. Görünürde ülkemiz için ufukta bu konuda ciddi bir hazırlık yok. Daha dijital karasal yayınlara geçmedik bile. Eğer bu platformda bu yayınlar yapılıyor olursa, bu durumda tek kıstasımız TV’mizin o yayınları alacak teknolojilerle donatılmış olması olacak.
3- DVD oynatıcılar: Çoğumuzun evinde DVD oynatıcı var ama HD yayınları izlemek için yeterli değiller. Ülkemizde yeni satılmaya başlayan Blu-Ray optik sürücüler sadece bilgisayar platformunda kullanılabiliyor. Set-top box gibi tek başında yüksek çözünürlüklü medyaları destekleyen cihazlar bir bir piyasaya çıkmaya başladı ve bunlar da TV’lerimize bağlanarak pekala kullanılabilir. Tabi ülkemizde de satılmaya başladı klarında…
4- Projeksiyon cihazları: DVI/HDMI ya da komponent girişi olan her projeksiyon cihazı, HD yayınları teorik olarak duvarınıza ya da perdenize yansıtabilir. Teorik olarak diyoruz, çünkü HDMI bağlantısı demek doğrudan yüksek çözünürlüklü içeriği aktarmak için uygun bir arabirim demektir.
5- Oyun konsolları: Yeni nesil oyun konsollarından Sony’nin PS3’ü ve Micrososft’un XBOX 360’ı Blu-Ray ve HDDVD standardında optik sürücülerle geliyor. Ayrıca her iki cihazda da HDMI bağ- lantısı bulunuyor. Bu özelliklerle oyun konsolları nı HD uyumlu TV’nize bağlayarak yüksek çözünürlüklü formatta hazırlanın filmleri keyişe ekranınızda seyredebilirsiniz.
Bağlantılara dikkat!
Yüksek içerikli yayınları izlemek için kullandığımız yayınların bağlantıları doğru yapılmadığı sürece gözlerinizin aradaki farkı görmesi mümkün değil. Zira HD yayınlarda aslolan bir kaynaktan diğer bir kaynağa görüntü kaybı olmadan veri aktarımının sağlanmasıdır. Bu nedenle olası kullanım şekillerine şu bağlantılara dikkat etmeniz gerekiyor:
PC’den TV’ye
HDMI ile kolay bağlantı: Üzerinde HDMI bağlantısı olan ekran kartlarını dergimizde daha önceki sayılarımızda tanıtmı ştık. HD bağlantısı için en kullanışlı seçenek olan bu arabirim, görüntüyle birlikte aynı kablo üzerinden sesi de taşımasından dolayı çok popüler. Bu arabirimin doğrudan anakarta entegre edilmiş örnekleri de piyasada mevcut. Üstelik ortada kablo karmaşası da bulunmuyor. Bu nedenle HDMI arabirimi ile bağlantı imkanınız varsa, hiç düşünmeden diğer seçenekleri ikinci plana itmenizi öneririz.
DVI ile bağlantı: PC’den televizyonunuza doğru DVI bağlantısında ise yalnızca görüntü aktarılır. Sesi ayrı ca başka bir kablo kullanarak ses sistemine aktarmanız gerekiyor.
Komponent ile kablo karmaşası: Yüksek çözünürlüklü yayınların kayıpsız olarak aktarılması için bir diğer yol da “kırmızı, yeşil ve mavi” kablolarından tanıdığımız komponent arabiriminin kullanılmasıdır. Çoğu güncel orta ve üst sınıf ekran kartında bulunan TV-out çıkışının aynı zamanda HD özelliği de vardır. Bilgisayardan TV’nize HD bağlantı yapmak için bu arabirimden uygun bir komponent kablo ile TV’lere bağlantı yapabilirsiniz. Bilgisayarınızda bulunan HD içeriklerini analog (D-Sub) ya da standart s-video kompozit seçenekleriyle TV-Out yoluyla bağlantı yaptığınızda ekranda göreceğiniz tüm detaylar kaybolacaktır.
Uydudan HD bağlantısı
HD yayınlarının şu an için en uygun da- ğıtım kanalının uydular olduğunu daha önce de söylemiştik. Ancak bu yayınları alabilmek için dijital uydu alıcınızın uygun bir bağlantı arabirimine sahip olması gerekiyor. Yani evinizdeki televizyon son sistem bir HD’li LCD ya da Plazma olsa da, uydu alıcınızla bu cihazlar arasında yapacağınız bağlantı HDMI ya da komponent bağlantı üzerinden olmadığı sürece yine sı- nıfta kalırsınız. Ülkemizde bir ilk olma özelliği taşıyan Crea’nın CDU1000HD isimli uydu alıcısını tam olarak bu özellikleri barındıran bir örnek olarak gösterebiliriz.
Projeksiyon bağlantısı
Evinde ev sineması atmosferi yaşamak isteyenler için farklı bir çözüm de şüphesiz bir projeksiyon kullanmak. Günümüzde artı k HD yayınlarla uyumlu projeksiyonlara ulaşmak çok kolay. Desteklediği çözünürlükler ister 720p, ister 1080i ya da 1080p olsun fark etmez, sonuçta görüntüyü perdeye yansıttığınızda etkiletici bir kalite göreceksiniz. Tabi bu tür cihazlar hem HDMI hem de komponent video arabirimlerine sahip olduklarından, bağlantı için bir sorun da oluşturmazlar. Bu tür projeksiyon cihazlarına PC’den, HDMI çıkışlı uydu alıcıdan ya da Blu-Ray ve HD-DVD cihazlardan kolaylı kla bağlantı yapılabilir.
HD Videolarla farkı görün
Kesin karar verip evinize bir HD televizyon aldıysanız, bu farklı yayın teknolojisinin nimetlerini gözlerinizle görmek için HD video’lardan yararlanabilirsiniz. Tabi önce ya Blu-Ray optik sürücü edinip, PC’nizi de televizyonunuza bu yazımızda belirttiğimiz şekilde uygun bir şekilde bağlayıp, örneğin Amazon.com’dan satın alacağı nız HD çözünürlüklü formatlı DVD filmleri seyredebilirsiniz. Eğer böyle bir deneme yaparsanız, normal kanallardaki görüntüleri bir daha seyretmek istemeyebileceğ inizi de şimdiden söyleyelim. Tabi böyle bir deneme için meraklısıysanız, PS3 ya da XBOX 360 da edinebilirsiniz.
HD video boyutları
Bir VCD için yaklaşık 1 saatlik bir filmin nasıl 700MB tutuyor diyorsak, aynı filmin DVD kalitesindeki halininse yaklaşık 2GB tuttuğunu söyleyebiliriz. HD formatındaysa aynı filmin 1 saatlik bölümü 10GB’ı bile bulabilir, hatta geçebilir de. Bu nedenle HD videolar yüksek kapasiteli Blu-Ray ya da rakibi olan HD-DVD formatlarındaki disklere kaydedilirler.
HD kameraların perde arkası
Piyasaya son dönemde bol miktarda HD kamera girmekte. Bu kameralar daha öncesine kadar yalnızca profesyonel kullanım için bulunabiliyordu. Son kullanıcılara yönelik modellerin de piyasaya çıkmasıyla bu formatta kayıt yapan kameralar artık HD destekli televizyonunuzun ekranına tam oturacak kareler çekmenizi sağlayacak. Zira klasik 4:3 ya da DVD formatı olan 16:9 formatlı çekim yapan kameralarla elde edece- ğiniz görüntülerin çözünürlüğü maksimum 720x480’dir.
Oysa HD kameralar saniyede daha çok görüntü yakalayabilirler çünkü bu cihazların çözünürlüğü 1920x1080 ile 1280x720 arasındadır. HD kameraların dışındaki cihazlarla yaptığınız çekimleri televizyonunuzda seyrederken bir interpolasyon söz konusu olacağı için, kameranız ne kadar kaliteli olsa da, ekranda bulanıklık göreceksiniz. Bu nedenle HD kameralar en azından televizyonunuzun ekranına tam oturacak şekilde kayıt yaptığından son kullanıcılara yönelik üretilen modellere göre çok daha avantajlı dır.
HD yayınlarla ilgili sık sorulan sorular
Bu 720p, 1080i ve 1080p formatları çok kafa karıştırıcı. Satın alacağım televizyonun çözünürlüğü bu durumda ne olmalı?: HD yayın formatlarının arasındaki en önemli fark kullandıkları bant genişliğidir. Bu nedenle kablo ya da uydudan yayın yapan kanallar maliyetlerine göre bir seçim yapma yoluna giderler.
Örneğin ülkemizde HD yayın hazırlığı yapan Digiturk ve D-Smart platformları başlangı çta 720p ile HD denemelerine başlaması bekleniyor. Burada farklı format derken, şüphesiz farklı yayı n boyutunu kastediyoruz. Örneğin satın altığınız TV’nin 1280x768 satırlık çözünürlüğü varsa, bu ürün 720p formatındaki yayınları sorunsuzca gösterebilir.
Ama 1080i ve 1080p formatındaki yayınlar içinse görüntüyü sıkıştırır teorik olarak bir kalite kaybı yaşanır. Bu farkı fark eder misiniz bilemeyiz. Çünkü sonuçta yüksek çözünürlüklü bir yayını almaya devam ediyor olursunuz ve aradaki satır kaybı TV’yi 3-4 metre mesafeden seyretmeniz durumunda pek de anlaşılır olmaz.
Diğer taraftan 1920x1080 satır çözünürlükte bir televizyon satın alırsanız, bu durumda 1080i formatı ndaki yayınları sıfır kalite kaybıyla izleyebilirsiniz. Daha düşük ebattaki, yani 1280x720 satırdaki yayınları ise tam ekrana dönüştürmek için orijinal yayının büyütülmesinden dolayı, büyük olasılıkla yalnızca keskinlikte bir azalma göreceksiniz. Ama ekrandaki kalite yine de DVD kalitesinde olmaya devam edeceğinden herhangi bir sorun yaşamayacaksınız.
TV ebatlarına göre satır çözünürlüğü değişir mi? :Bu soruya aslında hem evet hem hayır diyebiliriz. Çünkü ebatı genel olarak 37 inç’ten küçük televizyonlarda yatayda 1080 ile 720 satır arasındaki farkı net olarak görmek imkansız gibi. Bunun yanında daha büyük ebatlı televizyonlarda ise en mantıklısı 1080 satırlık modelleri tercih etmek olmalı.
Büyük ekranlı TV’lerde normal kanallar neden çok bulanık? :Bu sorunun en kolay açıklaması interpolasyon şeklinde yapılabilir. Çünkü çatı antenleriyle ya da kablo tv şebekesiyle aldığımız yayınların özgün ebatı 640x480 ya da 800x600 satır formatına çok yakındır. Ayrıca bu yayınlarla saniyede taşınabilen veri miktarı da 5000kbps hızındadır. Oysa HD yayı nlarda hem çözünürlük yüksektir, hem de bu yayı nlarla taşınabilen veri miktarı en az 8-10bin kbps hızındadır. Dolayısıyla normal yayınları tam ekrana sığdırmak için görüntü büyütülürken kaliteden gözle görünür bir oranda kayıp yaşanır. Oysa 720p’lik bir yayını 1080 satır destekli bir TV’de izlerken tam ekrana sığdırmak amaçlı büyütme söz konusu olduğunda meydana gelecek kalite kaybını hissetmeniz çok zordur.
Bazı TV’lerde “HD Ready” ya da “Full HD” yazı sını görüyorum. Bu ne demek?:Ürünlerine “HD Ready” yazan üreticiler bu logoyla söz konusu modelin HD yayınlarla uyumlu olduğunu göstermek ister. Hangi yayın formatlarının yerel olarak desteklendiği ise o ürünün teknik özelliklerine bakarak öğrenebilirsiniz. HD Ready ibareli monitörlerin bir diğer önemli özelliği de görüntü arabiriminin HDMI ya da Komponent’den bir ya da ikisinin birden içermesidir. Yalnızca DVI arabirimini kullanan modeller de tabi ki HD yayınlarıyla uyumlu olabilir. Buradaki en önemli kriter televizyonun desteklediği maksimum satır ve sütun sayısının HD yayınları için gerekli olan limitleri karşılıyor olmasıdır. Full HD yazısı ise 1080p formatını temsil eder. Yani 1080p dahil olmak üzere 720p ve 1080i formatları da bu logoyu taşıyan televizyonlarca desteklenir.
|