Avuçiçinde GPS döneminin bir sonraki aşamasında cep telefonları var. Artısıyla, eksisiyle cep telefonlarının bir kısmının kazandığı bu yeni özellikler bize ne gibi kolaylıklar ve tabi ki zorluklar sağlıyor?
KÜRESEL KONUM belirleme sistemi olarak bilinen GPS’in artık ceplerimize bile girdiğinin farkındasınızdır. Bu süreç tıpkı müzik çalma becerisine sahip telefonları n MP3 oynatıcı satışlarına olan etkisine benzeyeceği aşikar. Ancak şehir içinde ya da uzun yolda yer ve yol bulma sevdası-nın cep telefonunuzun nimetlerinden biri olarak karşımıza çıkmasından nasıl bir fayda sağlanır, işte orası tartışılır. Çünkü birazdan da göreceğiniz gibi, GPS sistemi evet lüks ve tamamen ücretsiz bir hizmet ama telefonunuzun pilini kısa sürede bitirmesi ya da cep telefonunuzun sinyal kalitesi gibi her yerden uydu bağlantısı yapılamamasının getirdiği kıstaslar kimi zaman sinirinizi bozabilir, hatta size “ben bunun için mi yeni telefonuma bu kadar para verdim” dedirtebilir.
GPS’li sistemlerin nimetleri
El tipi GPS cihazı kullananlar bilirler ama konumuz bu sistemle yeni tanışacak cep telefonu kullanıcıları olduğu için, konum belirlemede bazı temel özelliklere değinmeden geçmeyelim dedik. Öncelikle GPS’li cihazlar, ister telefon, ister PDA, ister el tipi özel cihazlar olsun fark etmez, hepsinin ortak yanı kullanılan yazılımlar sayesinde aynı gibidir.
Örneğin GPS aktifken o sırada hangi yol üzerinde bulunduğunuzu görebilir, haritanıza bakarak gideceğ iniz yerden uzaklığınızı öğrenebilir, o anki hızınızı, yönünüzü ve hatta rakımınızı bile inceleyebilirsiniz. Hatta izlediğiniz güzergahın haritasını bile 2 ya da 3 boyutlu olarak çıkarabilirsiniz. Navigasyon sistemlerinin bir diğer güzelliği de sesli yön desteği olması.
Eğer direksiyon başındaysanız sürekli cep telefonunuzun minik ekranına bakıp nereye gideceğinizi görmek (ve bu sırada sürüş emniyetinizi tehlikeye atmak) yerine, sesli navigasyon özelliğini devreye sokarak, telefonun “eller serbest” moduyla ya da kulaklık ile ne zaman nereden sapaca- ğınızı telefonunuzdan gelecek yönergelerle kaçırmazsınız. Tabi burada da yazılı- mınızın ve kullandığınız haritanın “güvenilirliğ ine” mahkum olduğunuzu unutmamanı z gerekiyor.
GPS’li telefonların dezavantajları neler
Cep telefonlarına GPS desteği eklemek belki bir lüks olarak algılanabilir. Kullanmaya başladığınızda da bu lüksü çeşitli sıkıntılarla hissedebilirsiniz. Örneğin GPS cihazı aktifken cep telefonunuzun pili, sanki telefonda konuşuyormuşçasına enerji harcar. Yani yaklaşık 3 saatlik bir navigasyon süresi boyunca, birden cep telefonunuzun pilinin azalmakta ve bitmekte olduğunu görürsünüz. Bu nedenle GPS’li cep telefonu sahiplerinin mutlaka yanlarında yedek dolu pil ve tabi ki araç şarj kiti bulundurmaları gerekir.
GPS’li telefonların bir diğer dezavantajı da çekim kalitesidir. Bu cihazlar düzgün bir şekilde çalışmak için mutlaka uydularla doğrudan görüş açısı kurulabilecek bir ortam isterler. Gerçi pencerelerin bulunduğu yerlerde de uydularla bağlantı kurulabilir ama pencereye yakı n durmanız şartıyla… Hele tamamen kapalı mekanlarda bu tip cihazlarla hiç bağlantı kurulmaz ve nerde olduğ unuzu bilemezsiniz. Bu nedenle GPS’li bir telefon almadan önce, bu özellikten yalnızca açık havada en iyi şekilde yararlanabileceğ inizi düşünmelisiniz. Buradaki açık havadan kastımız tabi ki bulutsuz berrak bir gök yüzü değil. Hava yağmurlu ya da karlı olsun fark etmez, sonuçta uydularla aranızda doğal bir engel olmasın yeter.
Son olarak bir de kullanım sırasında karşılaşabileceğiniz bazı dezavantajlardan bahsedelim. Cep telefonunda GPS kullanımı bir açıdan baktığınızda getirdiği ekstra özellikten dolayı kulağa son derece ilginç geliyor. Ancak pil tüketimine olumsuz katkısı ve sinyal sorunlarının yanında bir de kullanım sırasında karşılaşabilece- ğiniz güçlükleri de hesaba katmalısınız. Örneğin haritanız yoksa bu GPS denen yeni teknoloji oyuncağınız hiçbir işe yaramaz.
Eğer harita var ama ayrıntılı değilse yine kimi durumlarda hayat kurtarıcı ol mayabilir. Bu sıkıntı GPS pazarını cep telefonuna taşıyan üreticilerin önündeki en büyük engel. Zira ülkemizde GPS henüz emekleme aşamasında ve ayrıntılı sokak haritaları yalnızca büyük şehirleri kapsıyor. Ayrıntılı haritaların ayrıntı sı ise kimi cadde ve sokaklarda sizi çileden çıkarabilir.
Farklı bir bakış açısı: Bluetooth’lu GPS alıcılar
Her ne kadar bu yazımızı GPS destekli telefonlar üzerine kursak da bu pazarda göz ardı edemeyeceğ imiz önemli bir kullanı m şekline de değinmemiz gerekiyor. Telefonun içinde değil, ama dışında bulunan GPS chip’lerinden bahsediyoruz. Yani Bluetooth destekli GPS ürünlerinden. Bu ürünler yalnızca cep telefonlarıyla değil, bilgisayarlarla da birlikte kullanılabildiklerinden kullanım alanları daha geniş. Üstelik bu cihazların kendi bataryaları olduğu için cep telefonunun pilini bir nebze olsun daha az yoruyor.
Gerçi GPS bağlantısı süresince telefonun Bluetooth özelliğinin aktif olması ve arka planda bir GPS programı nın çalışması pilin enerjisini hızla bitirecek cinsten ama bu tür bir bağlantıda GPS’li telefonlar kadar hızlı bir enerji tüketimi söz konusu değil. Peki hangi tür telefonlarda Bluetooth’lu GPS cihazları kullanılabilir? Bu sorunun yanıtı tamamen programlarda gizli. Zira doğal olarak eğer cep telefonunuzun desteklediği işletim sistemi üzerinde çalı- şan bir program yoksa, Bluetooth’lu GPS cihazı hiçbir işe yaramaz.
Bu kadarla sınırlı değil. Ayrıca bir da o program üzerin de kullanılacak bir de haritaya sahip olmanı z gerekmekte. Neyse ki Nokia var. Bu firma Smart2Go’yu satın alarak bu firmanı n geliştirdiği navigasyon yazılımını ve beraberinde aralarında Türkiye’nin de bulunduğ u pek çok ülkenin ayrıntılı sokak haritalarını İnternet’e ücretsiz koydu. Nokia’nı n N ve E serisi modellerine kurulabilen Smart2Go yazılımı için ayrıca Nokia Map Loader programının da İnternet’ten indirilmesi ve örneğin Türkiye’nin yol haritası nın seçilip yüklenmesi gerekiyor.
Navigasyonda hassaslık nasıl sağlanıyor?
GPS sistemiyle ilgili son teknik bilgiyi ise haritalı navigasyon sistemlerinde hangi yol üzerinde olduğunuzun nasıl belirlendiğ ine ayırmak istiyoruz. Askeri amaçlı kullanılmayan tüm GPS cihazlarının mutlaka bir hata payı içerdiğini az önce söylemiştik söylemesine ama peki madem böyle bir hata söz konusu, o zaman nasıl oluyor da, yolda giderken cihazınız hep kavşakları ya da sapakları doğru olarak biliyor?
Bu sorunun yanıtı “tahmin algoritmaları nda” saklı. Navigasyon yazılı- mı üretmek gerçekten de zor ve yoğun bir bilgi birikimi gerektiriyor. Yazılım uydudan aldığı bilgilerle harita üzerinde hangi yola yakın olduğunuza bakıyor ve yönünüzü de hesaba katarak o anda nerede olabileceğinizi tahmin ediyor. Örneğin İstanbul – Ankara arasındaki otoyolda giderken bu hiç sorun olmaz. Zira bu güzergahta tek bir yol vardır ve yolsa zikzak çizerek gitseniz bile yazılımızın sizi sürekli bu otoyol üzerinde gösterir.
Ancak sapaklara geldiğinizde, örneğin Bolu’da eski dağ yoluna girmek yerine yeni tünel yolunu tercih etmeniz durumunda, yazılım sizi birkaç saniyeliğine hala eski yolda gösterebilir. Bu tür sapmalar hep kısa süreli olur ve pek dikkate alınmamalı dır.
Hangi modeller var?
GPS destekli cep telefonları şimdilik sınırlı sayıda markada var ama yakında bu sayının hıza arttığını görürsek şaşırmayı n. Öyle ki Nokia bile yakında üreteceği yeni modellerin hemen hepsinde GPS’e yer vermeyi ciddi ciddi düşünüyor. GPS desteğine avuçiçi bilgisayar formatındaki ürünlerle yer veren markalarda da artış söz konusu. HP, Asus, HTC, Eten, Gigabyte ve Fujitsu Siemens’i bu firmalara örnek olarak gösterebiliriz.
Bu markaların en önemli avantajı ürünlerin Windows Mobile 5.0/6.0 platformlarında çalışabilmeleri. Dolayısıyla hem yazılım, hem de harita açısından avantajları var. Nokia gibi cep telefonu kökenli firmalardaysa ısrarla PDA tarafına kaymadan geleneksel tasarı mla GPS işlevlerini birleştirme planı öne çıkıyor.
GPS sistemi ABD kontrolünde
Global Positioning System kelimelerinin baş harşerinden oluşan GPS ağında en önemli kalemi dünyanın çevresinde yörüngede bulunan GPS amaçlı kullanılan uydular oluşturuyor. Bu uyduların tamamı ABD patentli ve bu ülke tarafından kontrol ediliyor.
GPS cihazlarının kalbini bir chip oluşturuyor. İster el tipi olsun, ister cep telefonuna gömülü olsun, bu chip’lerin her birinin bir kimlik kodu vardır. Fabrika aşamasında belirlenen bu kimlik kodları sayesinde üretilen her türlü GPS cihazının aktif mi, aktifse nerede olduğu uydular tarafından belirlenebilir. Ancak yer belirleme için mutlaka aynı anda en az üç farklı uydu ile bağlantı kurulması gereklidir. Uydular, tanımlanamayan GPS chip’li cihazlarla bağlantı kurmazlar. Hatta kimi durumlarda belirli kimlik kodu dışındakiler hariç, tüm GPS cihazlarının tamamen körleştirebilirler de.
Bu durum özelikle savaş halindeki topraklarda ABD tarafından kendi inisiyatişerine bağlı olarak gerçekleşebilir. Avrupa, hatta Rusya bile kendi küresel yer belirleme sistemlerini kurmak ve uzayda ABD tekelini kırmak için çeşitli çalışmalar içindeler. Ama bu ülkelerin kendi sistemlerini çalışır halde görebilmek için en iyimser ihtimalle önümüzde epeyce bir yıl var diyebiliriz.
GPS sistemi ne kadar hassas?
Normal bir GPS sisteminde en önemli kriter hassasiyettir. Yani uydulardan gelen bilgiler doğrultusunda bulunulan konumun gerçek noktadan ne kadar uzakta olduğu çok önemlidir. Modern GPS cihazları bile sıfır hatayla yer belirlemesi yapamaz. Çünkü GPS ağındaki uydular askeri güvenlik endişeleri nedeniyle “bilerek” hatalı konum bilgileri gönderirler.
“Doğru bilgiler” yalnızca askeri amaçlı kullanılan cihazların içindeki özel kod kırıcılarla elde edilir. İşte bu nedenle dağda ovada elinizdeki GPS’li telefonla navigasyon yaparken haritanıza göre konumunuzu dağın kenarındaki gölün ortasında ya da dağın tepesinde bulabilirsiniz.
Bu tip sonuçlara şaşırmamanızı ve cihazın yetersiz oluşu fikrine kapılmamanızı öneririz. Genelde yaygın olarak modern GPS cihazlarının kutularında, konum bilgilerinin en fazla 10 metreye kadar hassaslıkla tahmin edilebildiğine ilişkin ibarelerle karşılaşırız. Bu bilgi yüzde 100 olmamakla birlikte doğru olabilir ama süreklilik teşkil etmez. Dolayısıyla GPS’li sistemlerle navigasyon yaparken her zaman bir hata payı olduğunu dikkate almanız gerekir.
Haritasız yola çıkmayın
GPS destekli cep telefonlarınızla uzun yola çıkarken iki şeyi unutmayın. Birincisi tabii ki şarj kitleriniz. Sürekli yolda olduğunuzu varsayarsak, yanınızda mutlaka araç şarjını bulundurun. Çünkü GPS devredeyken telefonun pili en fazla birkaç saat dayanabilir. Diğer ikinci konuysa elbette doğru bir haritaya sahip olmak. Ülkemizde bu konuda henüz emekleme devresi yaşanmakta olsa da, Navturk ve Teleatlas haritaları cihazlarla birlikte satılıyor.
Yani harita için şimdilik ayrıca bir bedel ödemeniz gerekmiyor, zira bu haritaların bedelleri zaten ürün fiyatına yedirilmiş durumda. Buradaki tek istisna şimdilik Nokia’da. Bu firma yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir’in detaylı sokak haritaları yla Türkiye Karayolları Haritasını ücretsiz web sitesinden indirtiyor (Bununla ilgili bilgiyi zaten yazımızda vermiştik). Eğer bu yaz bilmediğiniz yerlere ziyaret planınız varsa, şimdiden GPS’li telefonlara bir göz gezdirmenizde yarar var.
GPS’li cepler
Nokia N95
Nokia E90
Nokia 6110 Navigator
Asus P526
Asus P535
HP iPAQ hw6510
HP iPAQ hw6515
HP iPAQ hw6910
HP iPAQ hw6915
HTC P3300
HTC P3600
HTC Advantage X7500
Eten glofiish M700
Eten glofiish X500+
Eten glofiish X800
Eten G500+
i-mate JAQ4
NEC e313
NEC c616v
Siemens SXG75
BlackBerry 8800
BlackBerry 8830
BenQ-Siemens P51
Gigabyte g-Smart i300
Gigabyte g-YoYo
Fujitsu Siemens T830
Fujitsu Siemens T810
|